— Burak Gulbahce …

Google, geçenlerde reklamverenlere girdi sağlaması açısından en popüler siteleri sıralama özelliğini duyurdu. Listenin dünya genelindeki statik haline  buradan ulaşabilirsiniz. Bu tüm dünya genelini içeriyor ve eğer gözden kaçırmadıysam ilk yüzde Türkiye’den siteler bulunmamakta.

İlk sırada Facebook bulunmakta, ki buna kimsenin şaşırdığını zannetmiyorum. Son zamanlarda büyük sıkıntılar yaşasa da, Facebook’un yaygınlığı tartışılmaz. İlk 10′un 8′i uluslararası hizmet veriyor, ancak 2 tane Çin sitesi baidu.com ve qq.com 8. ve 9. sıralarda yer alıyor.
Ayrıca Google AdPlanner’a giriş yaparak bu listeyi Türkiye için de alabilirsiniz. Biraz önce aldığım verilere göre ilk 10 su şekilde oluşmakta:

  1. facebook.com
  2. live.com
  3. msn.com
  4. mynet.com
  5. blogcu.com
  6. blogspot.com
  7. ekolay.net
  8. meb.gov.tr
  9. microsoft.com
  10. hurriyet.com.tr

Türkiye listesinde ilk 10 sırada, görüldüğü üzere portalların ve Microsoft’un oldukça büyük bir hakimiyeti bulunuyor. Microsoft, live.com, msn.com ve microsoft.com siteleriyle 3 platformunun listeye sokmuş durumda. Burada en önemli faktörün Türkiye’deki yaygın İnternet Explorer kullanımı ve dolayısıyla da başlangıç sayfalarının değiştirilmemiş olduğunu tahmin ediyorum.

Listenin birinci sırasında bulunan Facebook, herhalde listenin uzun bir süre demirbaşı olacak. Türkiye’nın en fazla ziyaret edilen site olması bir kenara, Türkiye Facebook’un dünya genelindeki listelerde de ilk 5′te yer almakta.

Listede, beni en şaşırtan site ise meb.gov.tr oldu. Sanırsam burada e-okul veli bilgilendirme sistemi, seviye belirleme sonuçlarını online yayınlama vs gibi işlemleri gittikçe sanal ortama kaydıran meb.gov.tr çabalarının meyvesini toplamakta.

Eğer verileri daha ayrıntılı incelemek istiyorsanız google.com/adplanner/‘a giris yapabilir veya yazıyı yazmadan 5 dk önce aldığım ilk 250 site csv verisine buradan ulaşabilirsiniz.

Read More

Öncelikle tekrar belirtmeliyim ki bu blogu tamamen ve tamamen kişisel amaçlarla kullanıyorum, ve yazdıklarım kendi fikirlerim olup hiçbir şekilde çalıştığım şirketi (Google) bağlamamaktadır.

Son 2 haftadır Faceboook hakkında sosyal medyada ve bloglarda, kişisel bilgileri izinsiz paylaştığı gerekçesiyle oldukça olumsuz haberler çıkmaya başladı. Gizlilik poliçesinin gittikçe genişlemesinden ve evriminden başlayan bu haberler, günden güne şiddetini arttırmaya başladı. Konuyla ilgili örnek haberler: Wired, New York Times.  Konuya Avrupa Birliği ve Amerikan senatosu da el attı ve konuyla ilgili rahatsızlıklarını dile getirdiler.

Aslında buraya kadar benim için olaylar sadece takip şeklindeydi. Facebook’taki gizlilik ayarları, her ne kadar biraz karmaşık olsa da, beni tatmin ediyorlardı. Yelp, Pandora ve Microsoft’la yapılan bilgi paylaşımının opt-out (kullanıcılar otomatik olarak dahil ediliyor, dahil olmak istemiyorlarsa ayarlardan değiştirebiliyorlar) olması, bence çok doğru değildi; burada seçim hakkı kullanıcıya verilmeliydi, ancak yine de bu da benim için kabul edilebilir bir hataydı. Ayarlara girip, istediğim şekilde değiştirebiliyordum ne de olsa.

Ancak 3 gun once okudugum bu haber konuyla ilgili açıkçası midemi bulandırdı diyebilirim. Haberin can alıcı noktası Mark Zuckerberg’in yaptığı talihsiz bir chat dialoguydu. Bu dialoğa göre, Facebook sadece Harvard içinde hizmet gösterdiği dönemdeyken, Mark bir arkadaşına Harvard’dan birisiyle ilgili bilgi istiyorsan sorman yeter şeklinde bir cümle söylüyor. Arkadaşı ne alaka derken, Mark “kendileri verdi, sebebini bilmiyorum ama bana güvendi aptallar” diyor.

Facebook buna cevap olarak, kullanıcılarımızın bize duyduğu güven, bizim başarımız için çok önemli bir faktör anlamına gelen bir
aciklama yapti, ancak benim Facebook’a duyduğum güven zedelendi bile. Bundan sonra eğer Facebook’tan ayrılma kararı almazsam, Facebook’a yazı yazarken, resim yüklerken 2 kat daha dikkatlı olacağım. Gerçi umarım, onlar da bu olanlardan ders çıkartırlar ve kullanıcıların güveni hem kazanmaya çalışırlar, hem de daha fazla zedelemezler.

Son bir not: http://www.quitfacebookday.com/ isimli bir siteye katılanlar, 31 Mayıs 2010 tarihinde Facebook’tan toplu çıkış yapmayı planlıyorlar. Şu anda söz vermiş insan sayısı sadece 1256, yani Facebook kullanıcılarının onbinde biri değil.

Read More

Dublin, İrlanda’da çekilen ve İrlandalı bir adamla, göçmen bir kadının ilişkisini konu alan Once‘tan mükemmel bir şarkı.

Are you really here or am I dreaming
I can’t tell dreams from truth
for it’s been so long since I have seen you
I can hardly remember your face anymore

When I get really lonely
and the distance causes our only silence
I think of you smiling
with pride in your eyes a lover that sighs

If you want me satisfy me, if you want me satisfy me
If you want me satisfy me, if you want me satisfy me

Are you really sure that you’d believe me
when others say I lie
I wonder if you could ever despise me
when you know I really try
to be a better one to satisfy you
For you’re everything to me
and I’ll do what you ask me
if you’ll let me be, free

If you want me satisfy me, if you want me satisfy me
If you want me satisfy me, if you want me satisfy me
If you want me satisfy me, if you want me satisfy me

Read More

Twitter, dün akşam itibarıyla resmi Android uygulamasını Android Market’ten dağıtmaya basladi. Daha önce Seesmic ve Twidroid gibi iki güzel uygulama vardı, ancak ilk izlenimlerim Twitter’in uygulamasının bu ikisinin pabucunu dama atacağı şeklinde. Uygulamayı bu QR kodunu Android’inizden tarayarak veya Android Market içinde Twitter diye aratatarak yükleyebilirsiniz.

Bence Twitter için en büyük sıkıntı, uygulamanın sadece Android 2.1 ve üzeri için olması, zira piyasada bulunan Android’lerin büyük çoğunluğu son AdMob verilerine göre 1.5 ve 1.6 sürümlerinde bulunuyor. 2.1 kullanan Android’ler ~%35 civarlarında ki, bu da Twitter’in resmi uygulamasının piyasanın ~ %65′ine hitap etmediği anlamına geliyor. Gerçi bu sadece Twitter’in sorunu değil, aynı zamanda Android için de çözülmesi gereken bir ciddi bir sorun.

Read More

Aslında yeni bir resim değil, ancak bloğumda yazmak üzere Gööğle Reader’da biriktirdiğim yazılar listesinde görünce paylaşmak istedim. Ne de olsa, geride kalan 20 gün içinde, durum çok da fazla değişmiş değil. Daha önce konuyla ilgili başka bir yazıma
buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak

Google Chrome ilk çıktığında, Firefox’un tahtını çok net şekilde devirmişti. 1-2 hafta boyunca bilgisayarımda hem Chrome hem de Firefox açıktı, Google Chrome’u sadece Google Reader için kullanıyordum; sonra yanda açık olan Firefox penceresi kapanmıştı ve sadece Google Chrome kullanmaya başlamıştım. Ancak bir süre sonra Flash ile ilgili sorunlar yaşamaya başladım ve sorunlar gittikçe can sıkıcı bir hal almaya başladı ve şu anda sadece Firefox (3.6.3) kullanmaktayım ve oldukça da mutluyum. Deneme amaçlı kurduğum Firefox’un deneme sürümü 3.7 (muhtemelen 4.0 olarak piyasaya sürülecek) ise kararımı değiştirmemi engellıyor, yeni sürüm oldukça hızlı olacak gibi.

Read More