— Burak Gulbahce …

Alternatif arama motoru Blekko, spam konusunda oldukca sert olmakla tanınıyor. Content farm adı verilen arama motorları için özellikle içerik geliştiren bir takım siteleri ındexinin dışına atmışlardı Subat ayında. (detaylar icin)

Blekko’yu çok fazla kullanmadığım için çok fazla ayrıntı veremeyeceğim, ancak 3 Engine Monte adında, kendi sonuçlarını ve Bing’in ve Google’ın sonuçları arasında seçim yapmanıza olanak sağlayan bir mini-site/yarışma düzenliyorlar.

3 Engine Monte’ye ulaşabilmek için Blekko’da yaptığınız herhangi aramanın sonuna /monte parametresini eklemeniz yeterli.

Mesela ben besiktas /monte aramasini yapinca, asagidaki sonuclarla karsilastim.

Ben secimimi resimdekilerden soldakinden yana kullandim, cunku en dogru arama sonucu olarak Besiktas’in Ingilizce resmi sitesinin ilk sirada olmasini bekliyordum. Ve bunu beklemedigim bir sekilde Bing sagladi.(bu konuda cok da tarafsiz oldugum soylenemez tabii ki)

Read More

Güvenlik alanında önemli uzmanlardan Bruce Schneier’in bloğundan ilginç bir yazı. (yaziya esin kaynagi olan haber de burada)

Neden buraya yazıyorum derseniz Türkiye’de gerçekleşen bir olayı konu alıyor. Gaziantep’te polisler doktor kılığına giriyor ve kapı kapı dolaşıp halka yüksek tansiyon için hap dağıttıklarını ve hapı kullanmalarını tavsiye ediyorlar. Gezilen 100 evden 86′sı hiçbir şekilde sorgu sual olmadan hapı hemen içiyorlar.

Bir süre sonra bu evlere geri dönüp, aslında polis olduklarını ve halkı daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyorlar. (Ayrıca hap placeboymuş, yani hiçbir şekilde etkisi olmayan bir hap)

Bir açıdan yurdum insanının saflığını diğer taraftan bakılırsa da ne kadar büyük bir güvenlik açığı bulunduğunu gösteren açıkçası korkutucu bir haber. İnşallah polis bu tarz uygulamaları yaygınlaştırır, belki de TV kanallarında mini reklamlar/filmler çekerek halkı bilinçlendirir.

Read More

İnternetin için yürü.Türkiye’de İnternet=Superonline diye bir reklamı vardı Superonline’in. Nisan ayında, askerlik için  Türkiye’ye gittim. İlk sabahımda Grooveshark’la bir müzik keyfi yapayım derken ilginç bir şekilde Grooveshark şarkıları yüklemiyordu. Çok uzak bir ihtimal de olsa acaba dedim? Bir önceki gelişimde iş için Google Sites’a bağlanmak istememle oluşan o şaşkınlık geldi aklıma. Google Sites kapanmışsa Grooveshark niye kapanmasın ki? Ve evet Grooveshark da gitmişti. Neyse dedim açtım Google Reader’i. Bir gariplik vardı bazı bloglarda resimler açılmıyordu. Oradan da Blögger/Blogspot’un kapalı durumda olduğu geldi aklıma. Yurtdışında yaşayınca kapanış haberleri sadece “Çok gerizekalıca bir uygulama” dedirtiyor, ama içine girince anladım nasıl bir sıkıntı yarattığını bütün bu durumun.

Şu anda tekrar İrlanda’ya geri döndüm. Grooveshark, Blogger, Livescore, Google Sites vs. hepsine ulaşıyorum, belki bunların hepsi şu anda Türkiye’de de açık. Ama asıl sorun açık olmaları değil, her an neredeyse keyfi bir şekilde kapatılabilecek olmaları. Beğenmiyorsan kapat, kaldır gitsin şeklinde bir mantık yerleşmeye başladı. En son çıkan filtre paketleri vs durum iyice vahim boyutlara ulaştı. Düzelir, akıllanılır diye umutlandıkça işler sarpasarmaya başladı. İşte bu yüzden bu eylem çok önemli. Olayları akisina bırakmayıp, artık dur demenin zamanı geldi.

Read More
Uzay’a bizzat gitmek kadar olmasa da, dünyadan kilometrelerce uzakta en azından varlığımın olması az biraz mutlu ediyor beni. Bunu başarabilmek de Nasa’nın yeni projesi “Face in Space” (Uzay’daki Yüz) ile gayet mümkün. Tek yapmanız gereken bu siteyi ziyaret edip, formu doldurarak göndermek. Formda iki tane uçuş bulunuyor. Bunlardan STS 133, Eylül 2010′da; STS 134 ise Kasım 2010′da yapılacakmış. İkisi de uluslararası uzay istasyonuna malzeme taşımak için düzenlenecekmis. Gerçi formu doldurduktan sonra gerisi de NASA bilimadamlarına kalmış, yeter ki benim adımı ve resmimi götürsünler kazasiz belasiz.
Read More

Son 3-4 aydir kisisel bilgisayarimda Windows 7 kullanmaktayim. Bilgisayarimi yeni aldigimda, Windows 7′nin yaninda Ubuntu’yu da dual boot yapmayi dusunmustum; ancak Ubuntu kendisine ayirdigim yeri algilayamayinca yola sadece Windows 7 ile devam etme karari aldim.

Windows 7′den oldukca memnunum, bir takim hosuma gitmeyen seyler var tabii ki ancak acikcasi cok da buyuk sorunlar degil bunlar. Gecenlerde ArsTechnica’da cikan, Windows 7′deki ses algilamasi konulu bir makaleden sonra ben de bu ozelligin ilk defa farkina varip kullanmaya basladim.

Ilk basta temel bir kac zaten klavye kisayollariyla cok rahat edilebilen ozelliklerin sesle kontrol edilebildigini tahmin ederken, gerek dokumentasyonu okurken gerek de denemeler yaparken yanildigimin farkina vardim. Oldukca fazla islemi ses kontrolu sayesinde gerceklestirebiliyorsunuz.  Ayrintili bilgi icin resmi Microsoft sitesine goz atabilirsiniz.

Minik not: Bu ozelligi kullanirken  kendinizi biraz garip hissedebiliyorsunuz. Durup dururken bilgisayarla konusuyormus gibi olmak biraz korkutucu; ama bilim-kurgu filmlerindeki gibi bir hava da katiyor acikcasi.

Read More