Mikro-blog servisleri bloglarin yerini alabilir mi?
February 7th, 2010
Twitter popüler olmaya başladığından beri, gün geçmiyor ki başka bir servisin sonu gelsin. Bir gün Facebook’un sonunu getirecek olan Twitter, diğer gün Google’in sonunu getiriyor, bir diğer gün blogların sonunu getiriyor. İnternet’teki en büyük eğlencelerden biri bu zaten. Nasıl ki Türkiye’de spor haberleri böyle sansasyonel başlıklar üstüne kuruluyorsa, yabancı teknoloji blogları da malzemelerini bu benzetmeler üstünden çıkartıyorlar.
4 Subat’ta, Dublin Web Summit adlı bir konferansa katildim. Konferansta Wordpress’in kurucu Matt Mullenweg de konuşmacı olarak yer alıyordu. Soru & Cevap bölümünde doğal olarak Twitter’la ilgili bir soru vardı ve Matt, “Twitter, blogları nasıl etkiliyor?” şeklindeki soruya “İnsanların düşüncelerini anlatmak için 140 karakter yeterli oluyorsa, daha büyük sorunlarımız var demektir” türevinde bir cevapla karşılık verdi.
Bence Twitter – blog karşılaştırmasının yapılmasının en büyük sebebi, Twitter gibi servisleri kullanan insanların, bloglarına ayırdıkları zamanın bir bölümünü bu tür servislerde harcamaları. Burada bence tahtına oturma gibi bir durum yok. Sadece harcanan zamanın bir bölümü Twitter’a gidiyor. Bu örnekten yola çıkarsak XBox 360 de blogların sonunu getiriyor olabilir. (kişisel tecrübeyle sabittir)
Sonuç olarak Twitter’da yazdığınız ve paylaştıklarınızla, blogunuzda yazıp, paylaştıklarınız birbirinden tamamen farklı şeyler. Twitter’da 140 karakterde bütün meraminizi anlatmaya çalışırken, veya başkalarına laf yetiştirirken; blogunuzda daha büyük bir özgürlüğe sahipsiniz. Karakter limiti yok, çoklu ortamla destekleme var.
Hangisi daha iyi sorusuna ise verilecek doğru veya yanlış cevap yok. Yeri geldiğinizde mikro-blog servisleri, yeri geldiğindeyse bloglar. Asıl kilit nokta, ikisinin arasında tercih yapmak yerine, ikisini el ele en doğru şekilde kullanabilmek.
Hangisi daha iyi sorusuna ise verilecek doğru veya yanlış cevap yok. Yeri geldiğinizde mikro-blog servisleri, yeri geldiğindeyse bloglar. Asıl kilit nokta, ikisinin arasında tercih yapmak yerine, ikisini el ele en doğru şekilde kullanabilmek.
Can Berkol
Kanımca mikro-blog blogun yerini alamayacak ancak mükro-blog blog popülaritesinin önüne haberleşme hızını arttırdığı için geçecek.
Bunun yanı sıra Blog geçmişi çok daha köklü mikro-blog ise bir moda unsuru niteliğinde saman alevi gibi parlamış bir olgu. Tüketim toplumu insanları çok çabuk sıkıldıkları için farklı farklı trendler bir anda belirip yok oluyor.
Blog uzun vaadeli paylaşım sistemi olduğu için tümüyle mikro bloglar ile yer değiştireceğine inanmıyorum. Ancak mikro blogların yerlerini başka trendlere bırakacağını ve bu geçişler sırasındada blog konseptinin belli ölçülerde değişime uğrayacağına inanıyorum.
Burak Gulbahce
Mikro-blog servislerini dedigin gibi degistirmek cok kolay. “switching cost” (Turkce’de bir terim var mi bilmiyorum ama degistirme zahmeti diyebiliriz belki) oldukca dusuk Twitter vs gibi servislerde. Sahsen ben daha cok bilgi paylasimi icin kullaniyorum, isin sohbet kismindan mumkun oldugu kadar uzak kalarak. Cogunlugun da sadece oshbet icin kulllandigini dusunursek yeni bir Twitter’a gecmek cok zor olmasa gerek. Facebook gibi resim, multimedia islerine girmezlerse, kullanicilari orada tutmak daha da zor olacaktir yeni bir dalga geldigi takdirde.