Archive for Internet

Rastgele Sohbet (ChatRoulette)

// February 20th, 2010 // 1 Comment » // Genel, Internet

17 Yasindaki bir Rus’un gelistirdigi web sitesi ChatRoulette (sohbet ruleti), son 1-2 haftadir Internet’teki bloglarda genis yer tutuyor. Siteyi kullanmak oldukca basit. Tek yapmaniz gereken siteye girdikten sonra, sitenin ust tarafinda bulunan Play tusuna basmak. Eger chat yaptiginiz kisiye degistirmek istiyorsaniz ise, Next tusuna basmaniz yeterli.

Sitenin kamera ozelligi de bulundugundan dolayi, karsiniza cikacak goruntuler her zaman cok ic acici olmayabilir. Bazi resimlere buradan ulasabilirsiniz.

Grooveshark – Mükemmel bir online müzik sitesi

// February 7th, 2010 // 2 Comments » // Internet, Muzik

Evet biraz iddalı bir başlık oldu, ama içim oldukça rahat. Son 3 aydır bilgisayarımda, sürekli açık olan 2 siteden biri Grooveshark. (diğeri daha önce de belirttiğim üzere vazgeçilmez olan Google Reader). İlginç bir şekilde Grooveshark, teknoloji sitelerinde veya insanların Facebook profillerinde çok fazla yer almıyor. Online müzik siteleri başlığı altında akla ilk gelenler Spotify veya Last.fm. Bu iki siteye de pek ışınabilmiş değilim. Gerçi Spotify’i takip edebilmek için proxy ayarlarıyla çok sık oynamam gerekiyordu, açıkçası ona bu sebeple pek bakamadım bile. Last.fm’e ise nedendir bilinmez hiç ısınamadım. Arayüzü pek hoşuma gitmedi, müzik çalma sistemi içerikle birlikte çok fazla kirlenmiş geliyordu. Ancak Grooveshark tamamen müzik üstüne kurulu.

Online bir medya oynatıcı şeklinde bir arayüzü var, ve reklamlar veya gereksiz içerikle bu arayuz kirletilmemis. Reklamlar arayuzun sağ tarafında ve hiçbir şekilde kullanıcı deneyimini olumsuz etkilemiyor. Şu ana kadar aradığım şeyi bulamama gibi bir sıkıntım da olmadı, hatta radio özelliği sayesinde daha önce hiç duymadığım şarkıları veya şarkıcıları keşfetme şansım oldu.

Mikro-blog servisleri bloglarin yerini alabilir mi?

// February 7th, 2010 // 2 Comments » // Internet, Wordpress

Twitter popüler olmaya başladığından beri, gün geçmiyor ki başka bir servisin sonu gelsin. Bir gün Facebook’un sonunu getirecek olan Twitter, diğer gün Google’in sonunu getiriyor, bir diğer gün blogların sonunu getiriyor. İnternet’teki en büyük eğlencelerden biri bu zaten. Nasıl ki Türkiye’de spor haberleri böyle sansasyonel başlıklar üstüne kuruluyorsa, yabancı teknoloji blogları da malzemelerini bu benzetmeler üstünden çıkartıyorlar.
4 Subat’ta, Dublin Web Summit adlı bir konferansa katildim. Konferansta WordPress’in kurucu Matt Mullenweg de konuşmacı olarak yer alıyordu. Soru & Cevap bölümünde doğal olarak Twitter’la ilgili bir soru vardı ve Matt, “Twitter, blogları nasıl etkiliyor?” şeklindeki soruya “İnsanların düşüncelerini anlatmak için 140 karakter yeterli oluyorsa, daha büyük sorunlarımız var demektir” türevinde bir cevapla karşılık verdi.
Bence Twitter – blog karşılaştırmasının yapılmasının en büyük sebebi, Twitter gibi servisleri kullanan insanların, bloglarına ayırdıkları zamanın bir bölümünü bu tür servislerde harcamaları. Burada bence tahtına oturma gibi bir durum yok. Sadece harcanan zamanın bir bölümü Twitter’a gidiyor. Bu örnekten yola çıkarsak XBox 360 de blogların sonunu getiriyor olabilir. (kişisel tecrübeyle sabittir)
Sonuç olarak Twitter’da yazdığınız ve paylaştıklarınızla, blogunuzda yazıp, paylaştıklarınız birbirinden tamamen farklı şeyler. Twitter’da 140 karakterde bütün meraminizi anlatmaya çalışırken, veya başkalarına laf yetiştirirken; blogunuzda daha büyük bir özgürlüğe sahipsiniz. Karakter limiti yok, çoklu ortamla destekleme var.
Hangisi daha iyi sorusuna ise verilecek doğru veya yanlış cevap yok. Yeri geldiğinizde mikro-blog servisleri, yeri geldiğindeyse bloglar. Asıl kilit nokta, ikisinin arasında tercih yapmak yerine, ikisini el ele en doğru şekilde kullanabilmek.

Internet Tarayici karsilastirma raporu

// October 18th, 2009 // 8 Comments » // Internet, Yazilim

Daha once Internet tarayicilariyla ilgili bir yazimda kendi tercihlerimi belirtmistim. O konuya ek olmasi itibariyla Six Revisions’ta gordugum tarayici karsilastirmasini payasmak istedim.

Yaptiklari analizle birlikte, tarayicilari (Internet Explorer 8, Chrome 3, Firefox 3.5, Opera 10, Safari 4) 6 baslik altinda inceliyorlar. Bunlar, javascript hizi, CPU kullanimi, DOM erisim hizi, CSS okuma hizi, sayfa yuklenme suresi ve  tarayici onbellek performansi.

tarayici_karsilastirma

Kaynak

Karsilastirmalar sonucunda, Chrome acik ara birinciligi elde ederken; Firefox, Safari ve Opera ufak araliklarla 2-3-4 siralari paylasmislar. Internet Explorer ise uzak ara sonuncu olmus. Analizdeki tablolara bakilirsa, gercekten de sonuclarda Internet Explorer ile diger rakipleri arasinda korkunc farklar var. CSS okuma, Javascript ve DOM erisim hizinda rakipleri almis basini gitmis. (Internet Explorer kategorideki en yavas tarayicidan 2 kat daha yavas).

Kendimi Sansli Hissediyorum

// October 17th, 2009 // 6 Comments » // Google, Internet

Bilmiyorum dikkatinizi cekti mi ama Google Turkce anasayfasindaki I’m feeling lucky butonu, yani “sansimi denemek istiyorum” butonu ozune geri donerek “kendimi sansli hissediyorum” oldu. Konuyla ilgili hala karisik duygular icindeyim. Hangisi daha iyi karar veremedim, ama genel aldigim tepkiler yeni halinin daha iyi ve esprili oldugu yonunde. Son kararimi vermemis olmakla birlikte, yarismalardaki sozlerden esinlenmis gibi duran sansimi denemek istiyorum birazcik da olsa onde gibi.

sansli_hissediyorum

Peki sizce hangisi? Diger secenegini secenler yorum kisminda, kendi buton isimlerini belirtirlerse sevinirim.  

I'm feeling lucky

View Results

Loading ... Loading ...