My Writings. My Thoughts.

Resminizi Uzaya Gonderin

// June 8th, 2010 // No Comments » // Genel

Uzay’a bizzat gitmek kadar olmasa da, dünyadan kilometrelerce uzakta en azından varlığımın olması az biraz mutlu ediyor beni. Bunu başarabilmek de Nasa’nın yeni projesi “Face in Space” (Uzay’daki Yüz) ile gayet mümkün. Tek yapmanız gereken bu siteyi ziyaret edip, formu doldurarak göndermek. Formda iki tane uçuş bulunuyor. Bunlardan STS 133, Eylül 2010′da; STS 134 ise Kasım 2010′da yapılacakmış. İkisi de uluslararası uzay istasyonuna malzeme taşımak için düzenlenecekmis. Gerçi formu doldurduktan sonra gerisi de NASA bilimadamlarına kalmış, yeter ki benim adımı ve resmimi götürsünler kazasiz belasiz.

Windows 7′yi sesle kontrol edin

// June 5th, 2010 // No Comments » // Yazilim

Son 3-4 aydir kisisel bilgisayarimda Windows 7 kullanmaktayim. Bilgisayarimi yeni aldigimda, Windows 7′nin yaninda Ubuntu’yu da dual boot yapmayi dusunmustum; ancak Ubuntu kendisine ayirdigim yeri algilayamayinca yola sadece Windows 7 ile devam etme karari aldim.

Windows 7′den oldukca memnunum, bir takim hosuma gitmeyen seyler var tabii ki ancak acikcasi cok da buyuk sorunlar degil bunlar. Gecenlerde ArsTechnica’da cikan, Windows 7′deki ses algilamasi konulu bir makaleden sonra ben de bu ozelligin ilk defa farkina varip kullanmaya basladim.

Ilk basta temel bir kac zaten klavye kisayollariyla cok rahat edilebilen ozelliklerin sesle kontrol edilebildigini tahmin ederken, gerek dokumentasyonu okurken gerek de denemeler yaparken yanildigimin farkina vardim. Oldukca fazla islemi ses kontrolu sayesinde gerceklestirebiliyorsunuz.  Ayrintili bilgi icin resmi Microsoft sitesine goz atabilirsiniz.

Minik not: Bu ozelligi kullanirken  kendinizi biraz garip hissedebiliyorsunuz. Durup dururken bilgisayarla konusuyormus gibi olmak biraz korkutucu; ama bilim-kurgu filmlerindeki gibi bir hava da katiyor acikcasi.

Google’a gore (Turkiye’deki) en populer siteler

// May 30th, 2010 // 3 Comments » // Genel

Google, geçenlerde reklamverenlere girdi sağlaması açısından en popüler siteleri sıralama özelliğini duyurdu. Listenin dünya genelindeki statik haline  buradan ulaşabilirsiniz. Bu tüm dünya genelini içeriyor ve eğer gözden kaçırmadıysam ilk yüzde Türkiye’den siteler bulunmamakta.

İlk sırada Facebook bulunmakta, ki buna kimsenin şaşırdığını zannetmiyorum. Son zamanlarda büyük sıkıntılar yaşasa da, Facebook’un yaygınlığı tartışılmaz. İlk 10′un 8′i uluslararası hizmet veriyor, ancak 2 tane Çin sitesi baidu.com ve qq.com 8. ve 9. sıralarda yer alıyor.
Ayrıca Google AdPlanner’a giriş yaparak bu listeyi Türkiye için de alabilirsiniz. Biraz önce aldığım verilere göre ilk 10 su şekilde oluşmakta:

  1. facebook.com
  2. live.com
  3. msn.com
  4. mynet.com
  5. blogcu.com
  6. blogspot.com
  7. ekolay.net
  8. meb.gov.tr
  9. microsoft.com
  10. hurriyet.com.tr

Türkiye listesinde ilk 10 sırada, görüldüğü üzere portalların ve Microsoft’un oldukça büyük bir hakimiyeti bulunuyor. Microsoft, live.com, msn.com ve microsoft.com siteleriyle 3 platformunun listeye sokmuş durumda. Burada en önemli faktörün Türkiye’deki yaygın İnternet Explorer kullanımı ve dolayısıyla da başlangıç sayfalarının değiştirilmemiş olduğunu tahmin ediyorum.

Listenin birinci sırasında bulunan Facebook, herhalde listenin uzun bir süre demirbaşı olacak. Türkiye’nın en fazla ziyaret edilen site olması bir kenara, Türkiye Facebook’un dünya genelindeki listelerde de ilk 5′te yer almakta.

Listede, beni en şaşırtan site ise meb.gov.tr oldu. Sanırsam burada e-okul veli bilgilendirme sistemi, seviye belirleme sonuçlarını online yayınlama vs gibi işlemleri gittikçe sanal ortama kaydıran meb.gov.tr çabalarının meyvesini toplamakta.

Eğer verileri daha ayrıntılı incelemek istiyorsanız google.com/adplanner/‘a giris yapabilir veya yazıyı yazmadan 5 dk önce aldığım ilk 250 site csv verisine buradan ulaşabilirsiniz.

Facebook ve kişisel bilgiler

// May 16th, 2010 // No Comments » // Genel

Öncelikle tekrar belirtmeliyim ki bu blogu tamamen ve tamamen kişisel amaçlarla kullanıyorum, ve yazdıklarım kendi fikirlerim olup hiçbir şekilde çalıştığım şirketi (Google) bağlamamaktadır.

Son 2 haftadır Faceboook hakkında sosyal medyada ve bloglarda, kişisel bilgileri izinsiz paylaştığı gerekçesiyle oldukça olumsuz haberler çıkmaya başladı. Gizlilik poliçesinin gittikçe genişlemesinden ve evriminden başlayan bu haberler, günden güne şiddetini arttırmaya başladı. Konuyla ilgili örnek haberler: Wired, New York Times.  Konuya Avrupa Birliği ve Amerikan senatosu da el attı ve konuyla ilgili rahatsızlıklarını dile getirdiler.

Aslında buraya kadar benim için olaylar sadece takip şeklindeydi. Facebook’taki gizlilik ayarları, her ne kadar biraz karmaşık olsa da, beni tatmin ediyorlardı. Yelp, Pandora ve Microsoft’la yapılan bilgi paylaşımının opt-out (kullanıcılar otomatik olarak dahil ediliyor, dahil olmak istemiyorlarsa ayarlardan değiştirebiliyorlar) olması, bence çok doğru değildi; burada seçim hakkı kullanıcıya verilmeliydi, ancak yine de bu da benim için kabul edilebilir bir hataydı. Ayarlara girip, istediğim şekilde değiştirebiliyordum ne de olsa.

Ancak 3 gun once okudugum bu haber konuyla ilgili açıkçası midemi bulandırdı diyebilirim. Haberin can alıcı noktası Mark Zuckerberg’in yaptığı talihsiz bir chat dialoguydu. Bu dialoğa göre, Facebook sadece Harvard içinde hizmet gösterdiği dönemdeyken, Mark bir arkadaşına Harvard’dan birisiyle ilgili bilgi istiyorsan sorman yeter şeklinde bir cümle söylüyor. Arkadaşı ne alaka derken, Mark “kendileri verdi, sebebini bilmiyorum ama bana güvendi aptallar” diyor.

Facebook buna cevap olarak, kullanıcılarımızın bize duyduğu güven, bizim başarımız için çok önemli bir faktör anlamına gelen bir
aciklama yapti, ancak benim Facebook’a duyduğum güven zedelendi bile. Bundan sonra eğer Facebook’tan ayrılma kararı almazsam, Facebook’a yazı yazarken, resim yüklerken 2 kat daha dikkatlı olacağım. Gerçi umarım, onlar da bu olanlardan ders çıkartırlar ve kullanıcıların güveni hem kazanmaya çalışırlar, hem de daha fazla zedelemezler.

Son bir not: http://www.quitfacebookday.com/ isimli bir siteye katılanlar, 31 Mayıs 2010 tarihinde Facebook’tan toplu çıkış yapmayı planlıyorlar. Şu anda söz vermiş insan sayısı sadece 1256, yani Facebook kullanıcılarının onbinde biri değil.

Glen Hansard & Marketa Irglova – If You Want Me

// May 1st, 2010 // 1 Comment » // Muzik

Dublin, İrlanda’da çekilen ve İrlandalı bir adamla, göçmen bir kadının ilişkisini konu alan Once‘tan mükemmel bir şarkı.

Are you really here or am I dreaming
I can’t tell dreams from truth
for it’s been so long since I have seen you
I can hardly remember your face anymore

When I get really lonely
and the distance causes our only silence
I think of you smiling
with pride in your eyes a lover that sighs

If you want me satisfy me, if you want me satisfy me
If you want me satisfy me, if you want me satisfy me

Are you really sure that you’d believe me
when others say I lie
I wonder if you could ever despise me
when you know I really try
to be a better one to satisfy you
For you’re everything to me
and I’ll do what you ask me
if you’ll let me be, free

If you want me satisfy me, if you want me satisfy me
If you want me satisfy me, if you want me satisfy me
If you want me satisfy me, if you want me satisfy me